MİNİCİK KALPLERE KOCAMAN SICAKLIK | İZİNDEYİZ YÜCE ATA'M | Okulumuz | Hakkımızda | Neden Minik Devler | Eğitim Felsefemiz | Eğitim Programımız | ÖGEP Gelişim Programı | Ek Dersler | Eğitim Kadromuz | PRE-SCHOOL | GEÇDA Gelişim Testi | Çocuk Yogası | Psikolojik Danışmanlık Servisi

|Aylık Yemek Listemiz


| Basında Minik Devler | Velilerimizden | Sergi & Gösteri | Yaz Okulumuz | Kayıt İşlemleri | İletişim

Aylık Yemek Listemiz


_ubat_yemek.jpg

OKUL ÖNCESİ DÖNEM ÇOCUKLARININ
BESLENMESİ

Beslenme alışkanlıkları ile ailelerin tutumu arasında doğrudan bir bağlantı vardır.

Kural koymak, yaşamı kolaylaştıran çerçeveler bütünü olduğundan, kendisi ile ilgilenilen, sorularına cevap alan çocuklar ebeveynleri tarafından konulan kurallara daha kolay uyum gösterir. Ancak, bu uyumun sağlanabilmesinde anne-baba tutarlılığı çok önemlidir. İki-üç yaşlar çocuğun disipline edilmesi gereken yaşlardır çünkü, çocuklar üç-dört yaşlarında genel kuralları öğrendilerse daha uyumlu bir döneme girerler.

Kurallar konulduktan sonra, annenin koyduğu kurala baba, babanın koyduğu kurala anne uymalıdır. Elbetteki kurallar, anne ve babanın ortak kararı olarak belirlenmelidir.

Okul öncesi dönem çocuğu yemeğini yardımsız yiyebilir. Ancak çalışmalar, beş yaşa kadar da çocukların kendi başlarına yemek yiyememelerinin normal kabul edilmesi gerektiğini göstermektedir. Çocuk 6 yaştan sonra hala kendisi yiyemiyorsa bu normal değildir.

Çocuklar 4 yaşında bıçak kullanabilirler ancak sert besinleri yardımsız kesemezler. Kesme işlemi 6 yaşından sonra başarılabilir ve çocuklar ancak 7 yaşında yemekte yalnız bırakılabilirler.

Çocuğun sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmesinde
anne babanın tutarlılığı ve ona iyi örnek olması en temel koşuldur.
Okul öncesi dönem çocuğu taklitçidir. Erkek çocuk babayı, kız çocuk anneyi taklit eder.

Çocuğun aile ile masada oturması uygun beslenme alışkanlığı kazanması için büyük önem taşır.

Anne ya da baba yemek seçici ise ve yemekte aşırı titiz davranılıyorsa (çocuk üstüne dökmemesi, etrafa sıçratmaması için sürekli uyarılıyorsa) çocuğun olumlu alışkanlıklar geliştirmesi zorlaşır. Kendileri süt içmeyen ve sütü sevmediklerini ifade eden ebeveynlerin çocuklarına süt içirmeleri kolay değildir.

Okul öncesi dönem çocuğu, besinlere karşı belirli ve kesin tavırlar koymaya başlar. Bu yaş grubu çocuklar besin grupları içinde en az sebzeleri severler. Ayrıca bu yaş grubu çocuklar besinleri karışık olarak tüketmekten hoşlanmazlar. Besini tanıyabilecekleri şekilde görmek ister ve besinler elleri ile yiyebilecekleri şekilde olursa daha çok severler. Anneler, sebzeleri çocuklara sunarken pişirme şekli ve servisine özen göstermelidirler.

Bu yaş çocuklar genellikle lahana, karnabalar, pırasa, kereviz gibi sebzeleri yemezler. Keskin tatlar ve kokulara karşı çok hassastırlar. Bu nedenle çiğ yenebilen domates, havuç gibi sebzeleri pişmiş diğer sebze yemeklerinden daha çok tercih ederler. Bu tür sebzeler ince kesilip verilirse daha kolay ve severek tüketirler.

Birçok sebzeyi sevmiyor ve yemiyor diye çocuğu hırpalamak ve üzülmek doğru değildir. Sınırlı da olsa yediği birkaç çeşit sebze ve meyveler, bu gruptan alması gereken besin ögelerini karşılamaya yeter.

Unutulmamalıdır ki, okul öncesi dönem çocuğu, besin seçicidir. Her besini iştahla yemeyebilir. Sevdikleri oldukça sınırlı olabilir. Aile çocuğun sevmediği yemekleri sofraya koyarak onun görmesini ve öğrenmesini sağladığı sürece, çocuk ileri yaşlarda bu yemekleri severek yiyecektir. Tekrar tekrar aynı yemeği gören çocuk genellikle bir süre sonra kendiliğinden yemeği tatmak ister.

Prof.Dr.Türkan Kutluay Merdol (Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü)'un yazısından derlenmiştir.